|
profil -
yazılar -
arşiv
|
|
|
Nisan 2009 Mayıs 2009 Temmuz 2009 Aralık 2009 Ocak 2010 Nisan 2010 Ocak 2011 Mayıs 2014 |
*başa dön*
30 Nisan 2009 Perşembe08:37
Sonra..
Ankara leş bi yer, pis bi yer. Benzetmek için söylemiyorum aynen öyle. Aslında tatsız şeyler yazmicam yok. Dolmuşlar çok eğlenceli yerler, kıyamet koptu bugün bi dolmuşta, güldüm bir süre sonra ister istemez, biriyle daha göz göze geldim nerdeyse sessiz kahkaha attık. Neyse son durağa geldik 3 kişi kaldık ben o ve biri daha. E yanlış yredeymişiz meğersem. Tesadüfen mi yanlış dolmuşa bindik dedik ikimiz de acaba. Gülmeye ihtiyacımız varmış demek ki, gideceğim yerden çok uzaktaydım. Yürümüye başladım sora sora. Bi esnafa yaklaştım genç bi çocuk. Ama yüzümde bi gülümseme var bugün, en sıkıntılı günlerimden biri olduğu için herhalde. -Oraya nasıl giderim? -Yürüyecek misin? -Evet. -Şurdan şöyle böyle falan filan.. -Ne kadar sürer? -Ben 15 dakika da giderim wallahi. -Bak bi bana ben ne kadar da giderim? -Yarım saat, 45 dakika falan.. -Yoooooh ya! Bakıyorum saatime, bi daha yolum düşer de görürsem söylerim sana. -Çok iyiymiş :) -Teşekkürler :) 22 dk. yol. ama nasıl pis nasıl leş.. ankara'da su yok diyolar, her yerde patlamış borular var. Arguments dinlerken polise yol sordum değişik bi kafaydı o an. Bi de insanları kıvrılarak sollamaktan cok büyük zevk aldığımı farkettim. Neyse varacağım yere vardım bekleyen 70 kişi var.. Sonra cok sıkıldım tabi ama bekledim işimi hallettim. Bi işe tek başıma başlayıp tek başıma bitirmenin mutluluğunu bi kez daha yaşadım. Çok seviyorum onu. Bir de özellikle sevdiğim şarkılar çalarken istediğimde fon müziği olarak kullanmayı, istediğimde içinde yaşamayı. |
|
2010 / CuBa
|